Samsun Eczacı Odası Genel Kurulu’nda gündeme gelen ve Samsun Eczacı Odası Başkanı Onur Ferhat Karacan ile SAMSEV eski Başkanı, Samsun Eczacılar Odası Divan Heyeti Genel Kurul Başkanı Sadi Subaşı tarafından dile getirilen “sürgün” yakıştırması, Bafra’mızın onurunu hedef alan açık bir saygısızlıktır.
Bafra; köklü tarihi, eşsiz kültürel mirası, Karadeniz’in en bereketli ovası, stratejik konumu ve güçlü insan kaynağıyla bir sürgün yeri değil, bir cazibe merkezidir. Anadolu’nun en büyük ilçelerinden biri olan Bafra, asırlardır ticaretin, tarımın, sanayinin ve kültürün merkezi olmuş; Cumhuriyet tarihine adını altın harflerle yazdırmış kahramanlarıyla her daim dimdik ayakta kalmıştır.
Eczacılık Fakültesi’nin Bafra’ya taşınması, bu ilçeye yapılmış bir lütuf değil, gecikmiş bir hak teslimidir. Buna rağmen çıkıp bu kararı “sürgün” olarak nitelemek; Bafra’yı küçümsemek, Bafra halkını aşağılamak ve bu şehri yok saymaktır.
Şunu herkes bilmelidir ki:
- Kadim coğrafyamızın hiçbir şehri sürgün yeri değildir.
- Bu ülkenin hangi şehri için “sürgün” denirse densin, o söz milletimize yapılmış en büyük haksızlıktır.
- Bafra da dahil olmak üzere, Türkiye’nin her bir şehri bu ülkenin değeridir, gururudur, geleceğidir.
Milliyetçi Hareket Partisi Bafra İlçe Başkanlığı olarak bu açıklamaları şiddetle kınıyor, Bafra’nın ve tüm Anadolu şehirlerinin onuruna gölge düşürmeye yeltenen her türlü zihniyete karşı dimdik duracağımızı ilan ediyoruz.
Bafra, bin yıllık tarihiyle, yetiştirdiği devlet adamlarıyla, sanatta, sporda, siyasette, bilimde öne çıkan değerleriyle ve Karadeniz’in kalbindeki stratejik konumuyla bu ülkenin geleceğine yön verecek güçtedir.
Kimse unutmasın:
Bafra, “sürgün” değil; bilimin, kültürün ve medeniyetin merkezi olmaya layık kadim bir Türk yurdudur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Emin USTA
MHP Bafra İlçe Başkanı